Bulgaristan Türklerini unutmayın

Belene Ölüm Kampı-Bulgaristan Müslüman Türklerin Acı Anıları Adresi
Haziran 16, 2019
Çorlu Belediyesinin 1989 Göçünün 30.Yılı Sempozyumuna 6 ülkeden 30 Akademisyen katıldı
Haziran 26, 2019

15-16 Haziran’da Çorlu Belediyesi’nin sponsorluğunda, Tekirdağ Namık Kemal ve Ankara üniversitelerinin bilimsel desteği ile yurtiçi ve yurtdışından çok sayıda akademisyenin katıldığı ve bildiri sunduğu 1989 yılında Bulgaristan’dan ‘Zorunlu Göçün 30. Yılı Uluslararası Katılımlı Sempozyumu’ gerçekleşti. Çorlu Belediyesi’nin hazırladığı sempozyum gayet başarılı geçti. Yedisi dış ülkelerden olmak üzere 40 bilim adamının çalışmaları şimdiye kadar bu tür çalışmaların en görkemlisi oldu, bazı göçmenlerin gözleri yaşardı.

Bilindiği gibi 1876-1878 Osmanlı-Rus savaşında tüm Balkanlarda olduğu gibi Bulgaristan’da da Türklere ve Müslüman topluluklara karşı planlı asimilasyon politikaları uygulanmıştır. Bu politikalar Balkan Yarımadası’nda benzerlik gösterse de Bulgaristan’daki asimilasyon süreçlerinde Türk ve Müslüman topluluk dönem dönem ve özellikle totaliter Jivkov döneminde çok acımasız ve insanlık dışı uygulamalara maruz kalmıştır. Yüzyıllarca o bölgelerde diğer topluluklar ile barış içinde yaşamış Türk ve Müslümanları artık zor yıllar bekliyordu. Doğdukları ve büyüdükleri topraklardan göçe zorlandılar, çeteler tarafından katliamlar gerçekleşti

Balkan Savaşları ve sonrası, 2. Dünya Savaşı ve sonrası, 1950-51 yılı göçü, 1968-78 göç anlaşması ve en son 1989’da zorunlu göçleri ile milyonlarca Bulgaristan Türkü, anavatana yerleştiler. 1970’li yıllarda özellikle doğu ve batı Rodoplar’da isimler zorla değiştirildi, buna karşı çıkanlar hapislere gönderildi ve hatta öldürülenler oldu. Benzer etnik temizlik politikaları uygulamaları 1984-85 yılında doruk noktaya ulaştı.

1 MİLYON 390 BİN İSİM DEĞİŞTİRİLDİ

Resmi kayıtlara göre 1 milyon 390 bin soydaşımızın ismi zorla değiştirildi. Evde, sokakta Türkçe konuşmak, sünnet ve diğer ibadetler yasaklandı. Binlerce Türk hapislere gönderildi, yüzlercesi öldürüldü. Hatta 17 aylık ‘Türkan bebek’ öldürüldü ve Bulgaristan Türklerinin barışçıl mitinglerinin, demokrasi mücadelesinin sembolü oldu. Mezar taşları kırıldı; haçlı, Bulgar isimli yeni taşlar dikildi. Bu demokrasi mücadelesine merhum Naim Süleymanoğlu’nun uluslararası kamuoyu oluşturmasında çok katkısı olmuştur. Başta Bursa olmak üzere birçok ilde STK kurulmuş, yerel, ulusal ve uluslararası kamuoyu oluşturmada katkı sağlamışladır. Bunlardan Bursa BAL-GÖÇ en önemli aktörlerinden biriydi. Kurucu ve daha sonra ANAP’tan milletvekili olan rahmetli Mümin Gençoğlu’nun 1989 göçü öncesi ve sonrası soydaşlar ile ilgili çalışmaları örnek oldu.

70 GÜNDE 370 BİN SOYDAŞ GELDİ

1989 yılında Cumhurbaşkanı Özal, “Jivkov sen de gel” diyerek kapıları açtı. Mayıs 1989’da başlayan zorunlu göç ile 70 günde 370 bin soydaşımız anavatana geldiler. Bu 2. Dünya Savaşı’ndan sonra görülen en büyük göç olarak tarihe geçti.

Birçok akademisyenin, araştırmacı ve tarihçinin birleştiği nokta Bulgaristan Türklerinin, Türkiye’nin kalkınmasında her alanda büyük katkı sağladıkları idi. Yük olmaya değil, yük almaya, katkı vermeye geldiklerini çalışkanlıkları ile gösterdiler.

Balkan Türkleri, Ata’sı gibi Cumhuriyetimizin kurucu unsurlarıdır aslında. Osmanlı sürecinde Anadolu’dan Balkanlara ve daha sonrada Osmanlı-Rus savaşı sonrası anavatana dönüş yapmış öz ve öz Anadolu Türkleridirler.

Onları en fazla inciten, özellikle kendilerine “Bulgar, Bulgar Türkü” denmesidir ki bu konuda yakın zamanda bir ulusal kanalın “Bulgar Türklerinin Belen Dramı”ifadesine ve TBMM’de bu yönde bir ifadeye Bursa CHP Milletvekili Prof. Dr. Yüksel Özkan sert bir tepki vermiştir.

Yalçın Bayer

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/yalcin-bayer/bulgaristan-turklerini-unutmayin-41248311

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir